Social Icons

twitterfacebook
Kavaklı mahallesinde Bursa’nın Kavaklı caddesi vardır. Burçüstü şehri tepeden görür. İşte tam orası. Dünyada minicik bir nokta.

Featured Posts

5 Nisan 2015 Pazar

Bursa'da böyle bir yer mi varmış?

Dalida'nın seslendirdiği bir şarkı vardı; 'Aşkı Portofino'da buldum' diye başlayan "I found my love in Portofino" hatırlamışsınızdır. Romantizmin büyüsüne kapılıp aşkı bulmaya gidenlerin gittiği İtalya'da yer alan bir kasaba Portofino.
Sizlere Portofino'dan bahsetmeyeceğiz. Güzel Bursa'mızın, tarihi dokusunu kaybetmeden doğa güzelliğini de önümüze seren bir köyünü paylaşacağız. Küçük bir balıkçı köyü, Apolyon Krallığı'nın da merkezi olan bir köy, Gölyazı. Eski adıyla Apolyont.
Ulubat gölü kıyısında yer alan bu küçük şirin köyümüz; manzarası, çevresi ve tarihi ile fotoğraf karelerini sizlere canlı sunan bir doğa harikası. İlkbahar yağmurlarının başlaması ile bele kadar su içinde kalan ağaçları, sokakta oturup balık ağı ören kadınları, Roma döneminden kalma sütunlara yuva yapmış leylekleri, suda gelin gibi süzülen ördekleri, Arnavut kaldırımlı dar sokakları, büyük kısmı korunmuş olan rum evleri, gölgesi 400 metre olduğu söylenen yediyüz yıllık muhteşem çınarı ile adeta insanı alıp başka diyarlara götüren özelliklerinden yalnızca birkaçıdır.
Köye bağlı toplam sekiz küçük ada bulunmakta. Bunların en büyüğü Halilbey Adası. Roma dönemine ait Apollon Tapınağı ise Kızadası'ndadır. Manastır adasındaki Bizans kilisesi kalıntısı da gezilmesi gereken yerlerden biri. Aslına uygun olarak restore edilmiş olan St. Costantinus Manastırı yıl boyunca tüm ziyaretlere açık. Ulubat gölünün kuş cenneti olması sayesinde köyde her sene leylek şenlikleri düzenleniyor. Eğer Kitap Evi'nde birkaç gün kalmayı düşünüyorsanız mutlaka bir gününüzü Gölyazı köyü için ayırın. Fotoğraf meraklıları ise fotoğraf makinalarını sakın yanlarına almayı unutmasınlar.


Ne yazık ki Bursa halkının bile çoğu bu köyden habersiz.
"Bursa'da böyle bir yer mi varmış?" dedirten bu güzellik,
İtalya Genova bölgesinde olsaydı
belki Dalida'nın o güzel şarkısı
'I found my love in Gölyazı' olabilirdi.

1 Nisan 2015 Çarşamba

Ya Sabır Ya Selamet


Altıparmak Heykel istikameti arası, bu şehrin en çok içinizi acıtan bölgelerindendir. Altıparmak için sadece eski Bursa resimlerine bakmanız yeterli. Yukarı doğru kondurulan karakol önündeki üst geçit ve bunun bozduğu bölge planı Zafer Plaza'nın o 'çok özgün!' cam piramidi ile içler acıtır. Bu sakilliğe en son eklenen Çakırhamam'ın karşı köşesinde yer alan Balibey Han düzenlemesidir.

15.yüzyıl Fatih zamanı Niğbolu Sancak Beyi Hamza Bey'in oğlu Bali Bey tarafından yapılan bu üç katlı han, hemen karşısında yer alan Kapalı Çarşı ticaretinin yarattığı unsurlardan.

Depremlerden etkilenen han 50'li yıllarda sığınak olarak kullanılmış.70'li yıllarda kahvehane olarak kullanılan kalıntılar, 84 hisar düzenlemesi ile derlenip toplanıyor. Temizlenen kemerler altına, sevimli görsel masalar ve şirin şemsiyeler konmuştu. Çok insanca ve çok da şıktı doğrusu. En azından bugün 'inşa' (restorasyon falan değil bu yapılan) edilen çıfıt çarşısı görünümü, orası burası plastik malzemelerle kapatılan varoş artığı tabelaların yığıldığı yerden, çok daha tarih kokusu alınabilirdi.
Sözüm ona, restorasyon yaptığını iddia eden yüklenici daveti ile gezmiştim bu hale gelmeden. O günlerden belliydi gidişat! Ne estetik, ne içinde bulunan araştırılıp açık tutulması ya da en azından açıklama olması gereken dehlizler, ne tarihi ile ilşkilendirilip ortaya konacak öykü!.. Varsa yoksa, kapılması gereken ihale, vizyonsuz deneticiler, öngörüsüz yatırımcılar! Karşınızda ecdad mirası!.. Yanı başında da Anıtlar Koruma Kurulu! Biz de yırtınalım anlatmak için  turizm diye yatan kalkan yetkililere!

"Şehir Ruhu" yansıtılamazsa, sizin ortadoğu karışık varoş dokunuşlarınız ancak Balibey Han'ı ile yıllardır döşemeye doyamadığınız duvarları ortaya çıkarır. Ha! tabi bir adım sonrası da haşmetle karşımızda dikilen TOKİ'lerinizi.

Yazı, Kitap Evi'nin hemen yanından inilen merdivenlerin karşısında yer alan bir 'tarihi eser' hakkında biraz bilgi derlemek amaçlıydı. Sabır ile denendiğimiz günlerdeyiz. Ya Sabır,Ya Selamet.