Social Icons

twitterfacebook
Kavaklı mahallesinde Bursa’nın Kavaklı caddesi vardır. Burçüstü şehri tepeden görür. İşte tam orası. Dünyada minicik bir nokta.

Featured Posts

1 Nisan 2015 Çarşamba

Ya Sabır Ya Selamet


Altıparmak Heykel istikameti arası, bu şehrin en çok içinizi acıtan bölgelerindendir. Altıparmak için sadece eski Bursa resimlerine bakmanız yeterli. Yukarı doğru kondurulan karakol önündeki üst geçit ve bunun bozduğu bölge planı Zafer Plaza'nın o 'çok özgün!' cam piramidi ile içler acıtır. Bu sakilliğe en son eklenen Çakırhamam'ın karşı köşesinde yer alan Balibey Han düzenlemesidir.

15.yüzyıl Fatih zamanı Niğbolu Sancak Beyi Hamza Bey'in oğlu Bali Bey tarafından yapılan bu üç katlı han, hemen karşısında yer alan Kapalı Çarşı ticaretinin yarattığı unsurlardan.

Depremlerden etkilenen han 50'li yıllarda sığınak olarak kullanılmış.70'li yıllarda kahvehane olarak kullanılan kalıntılar, 84 hisar düzenlemesi ile derlenip toplanıyor. Temizlenen kemerler altına, sevimli görsel masalar ve şirin şemsiyeler konmuştu. Çok insanca ve çok da şıktı doğrusu. En azından bugün 'inşa' (restorasyon falan değil bu yapılan) edilen çıfıt çarşısı görünümü, orası burası plastik malzemelerle kapatılan varoş artığı tabelaların yığıldığı yerden, çok daha tarih kokusu alınabilirdi.
Sözüm ona, restorasyon yaptığını iddia eden yüklenici daveti ile gezmiştim bu hale gelmeden. O günlerden belliydi gidişat! Ne estetik, ne içinde bulunan araştırılıp açık tutulması ya da en azından açıklama olması gereken dehlizler, ne tarihi ile ilşkilendirilip ortaya konacak öykü!.. Varsa yoksa, kapılması gereken ihale, vizyonsuz deneticiler, öngörüsüz yatırımcılar! Karşınızda ecdad mirası!.. Yanı başında da Anıtlar Koruma Kurulu! Biz de yırtınalım anlatmak için  turizm diye yatan kalkan yetkililere!

"Şehir Ruhu" yansıtılamazsa, sizin ortadoğu karışık varoş dokunuşlarınız ancak Balibey Han'ı ile yıllardır döşemeye doyamadığınız duvarları ortaya çıkarır. Ha! tabi bir adım sonrası da haşmetle karşımızda dikilen TOKİ'lerinizi.

Yazı, Kitap Evi'nin hemen yanından inilen merdivenlerin karşısında yer alan bir 'tarihi eser' hakkında biraz bilgi derlemek amaçlıydı. Sabır ile denendiğimiz günlerdeyiz. Ya Sabır,Ya Selamet.

28 Mart 2015 Cumartesi

Kitap Evi'nin Kadim Dostları


15 yıl önceydi, sevgili Yekta Kopan ile Kitap Evi'nin 'Buluşmalar' adı ile düzenlediği etkinlikler sayesinde tanıştık. Hayalet Gemi dergisi ekibi olarak bir söyleşiye davet ettik. Sevgili eşi Burcu Ural ile birlikte Adnan Kurt, Murat Gülsoy, Ayfer Tunç ve erken gidişi ile içimizi acıtan Yücel Balku, o günden sonra hep yanımızda oldular. Özellikle Yücel Balku ile birlikte çalıştığımız 'Kitap Evi Öykü Atölyesi' zamanları, onların eğitmenlikleri, destekleri ile belki de bugüne dek devam eden en özgün atölye çalışmasıdır.
Sait Faik Öykü Ödülü'nü aldığını da birlikte öğrenmiştik. 15 yıl daha gençtik, ümitlerimizin sınırları kim bilir nerelerdeydi ve aramızdan birini, birkaç ay sonra kaybedebileceğimizi aklımıza getirmeden birbiri ardına düşlerimizi sıralıyorduk ılık bir Bursa baharında. Sevgili Yekta'nın sözleri ile; "yaşam kurgulanmalıdır."

Bugün geldiğimiz yer o günkü hedeflerimizin neresinde bilmiyorum. Bir bahar günü yine  Kitap Evi bahçesinde kahve içersek ,anlatırız... Ama o kısacık birkaç günde en kıvanç veren Kitap Evi dostlarını kazandık. Şehre her geldiklerinde kocaman gülüşleri ile kocaman kucaklanırlar Kitap Evi'nin kadim dostları.
Bugünler de yine dostlar gelip geçti Kitap Evi'nden.
Bahar geldi.